Ana Sayfa > Forum
Konu Başlığı Gönderen Email Adresi Yayınlanma Tarihi Cevapla
kalkınma fikri zihinlerde başlar oguz solak -oguzsolak1@gmail.com 19/1/2007 - 5:12:02 PM oku



Yazılarıma göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ediyorum.Politikacı , yazar veya gazeteci
değilim. Ancak kimsenin uzmanlık alanına girmeden , tecrübelerimi ve olayları algılama biçimimle yorumlarımı ve çözüm önerilerimi , yaklaşık 900 adreste ülkemizin en seçkin kurum ve insanlarına ,yurtdışında Türk dünyasının önemli insanlarına ulaştırıyorum. Yaşamakta olduğumuz olağanüstü şartlarda vatana sahip çıkmak Derin Milletin görevidir.Bu işler parayla pulla olmaz. Bu bir bilinç yapılanmasıdır.Bu bilinç bir kısım Türklerin belkide yaradılışında vardır. Türkiyede derin devletin varlığına inanmıyorum.Görülen o ki varsa bile bu milletin hayrına değil kendi kesesine çalışıyorlar..Amma Türk Dünyasında derin bir millet vardır.Hem de milletin bağrında yaşamaktadır. Mustafa Kemal Atatürk de Derin Milletin en mükemmel örneklerinden birisidir ve kalplerimizde müstesna bir yeri vardır.
Mit başkanı Emre Taner Beyefendinin, son açıklamalarından dolayı şahsını ve Mit i kutluyorum.Türk milletinin istikbali, Türk silahlı Kuvvetlerine ve Milli istihbarat Teşkilatına emanettir inancındayım. Ancak bu inanç bizi kurtarmıyor.Bu kurumlara elimizden gelen fedakarlığı yapmalıyız.
Ben ısrarla mevcut sorunlarımızın BİZ den kaynaklandığı, çözümün de BİZ de olduğu konusunda iddialıyım.Dışarıdan düşman arayarak zaman geçirmeyelim,dışarıda zaten düşman var.Fakat düşmana gerek kalmadan biz birbirimizi harcıyoruz maalesef.
Yıllardır su kaynaklarımız alarm veriyor. Topraklarımız çölleşiyor. Toplumsal bir seferberlik te yokuz. Ama nükleer enerjiye karşı çıkmak için varız. Nükleer enerji kullanılabilecek en köklü ve temiz enerjidir. Yeryüzü cennetini tarumar etsek de yaşanmaz hale getirsek ve bir başka gezegene kaçmak için uzay aracı bulsak dahi ,inanın bana nükleer enerjiyi kullanmasını bilmiyorsak sap gibi burada kalırız. Dünyalıları da aval aval seyrederiz arkalarından, tıpkı dış politikada yaptıklarımız gibi, tıpkı Türk Dünyasına aval aval baktığımız gibi.Yapmamız gerekenlere sadece ve sadece bakıyoruz öylece .Gönüllü çalıştığımız derneklerin, partilerin yönetim kurullarında vesaire, birlik içerisinde olacağımız yerlerde ise birdenbire canavar kesiliriz. Komplekslerimiz tavan yapar. Karşımızdaki insanı nasıl aşagılayacağımızı , dışlayacağımızı hesaplarız.Anlatılmaz ki!anlatsam. Ama siz yinede tahmin edersiniz ne demek istediğimi.
Lafı fazla uzatmadan önerilerimi ve tespitlerimi sizlere iletmek istiyorum.
1- Kalkınma fikri zihinlerde başlar. Bu fikriyat toplumsal bir ideal, bir tutku haline gelirse, parlementoya giden siyasetçiler ve siyasi partiler bunun uygulayıcısı olacaklardır. Neden önce
siyasetçiler. Çünkü bu ülkeyi siyasetçiler yönetiyorlar veya en son kararı onlar veriyorlar,
dernekler veya odalar değil.
Yıllarca bu toplum, siyasetçileri ; hem baştacı yapmış hemde aşağılamıştır. Hem onları
kanunsuz ilan etmiş ancak kendi çıkarları söz konusu olunca onlara, kanunları çiğnettirmiş veya kanunsuzluğa azmettirmişlerdir.Hem onları seçmişler hemde onları denetlememişlerdir. Kısacası ülkesini yönetecek kadroları sersemleştiren, aptallaştıran bir toplum, kendi iradesizliği ile meydana getirdiği bu canavar sistemin esiri haline gelmiştir.
Şimdi kamuoyu araştırmalarına bakıyorsunuz siyasetçiler en güvenilmezler.Ama bu ülkeyi
siyasetçiler yönetiyorlar. Yani biz hem siyasilere güvenmiyoruz hemde kendimizi yönettiriyoruz. Türk toplumu bu yaman çelişkiyi ve onlarca yıldır yapmış olduğu hataları düzeltmek zorundadır.

2- Yapılan muhalefetin yanlış olduğu inancındayım.Türkiyede siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin yada makam sahibi zatların yapmış olduğu muhalefet değil, olsa olsa iktidara yapılan gollük paslar olmaktadır.Planlanmamış, alt yapısı hazırlanmamış söylemlerle her
yapılana karşı durmanın adı muhalefetse bundan vazgeçmemiz gerekir. Muhalefet veya haklı olduğuna inandığınız bir karşı tez Sayın BANU AVAR ın yaptığı gibi yapılır.
3- Töreler hakkında söyleyeceklerim de var. Töre adı altında her türlü sapkınlık yapılırken Baba bir akademisyenimiz veya gazetecimiz mertçe çıkıp, Bu töre denilen oluşumların ne Türk Töreleri ile nede Türklerle alakası olmadığını veya Türklerde havaya ateş açmak gibi bir saçmalığın olmadığını anlatamıyor. Halbuki;
Azılı bir Türk Düşmanı olan Armstrong, Bozkurt adlı eserinde bakınız ne diyor. Türkler
vahşi ortaasya topraklarının uçsuz bucaksız steplerinde avlanan bozkurtlar kadar acımasız ve
gaddardılar. Gene de göçebe yaşamlarının sunduğu tehlikeler ve risklere karşı Önderlerine
kayıtsız ve şartsız boyun eğecek kadar DİSİPLİNLİYDİLER.
Kurtuluş savaşında hem düşmanla hem yoklukla mücadele eden bir ecdadın torunları
Zevk için havaya ateş açmaz, günahsız insanları öldürerek bunun adına da Töre demez.

Saygılarımla.
Oguz Solak—sanayici—18.ocak.2007
Türk Ocakları Kayseri Şubesi Yön. Kur. Üyesi

Bu Konuya Verilen Cevaplar
Gönderen Email Adresi Gönderdiği Tarih

..Yeni Konu Ekle.. ..Konuları Göster..